Medya Okuryazarlığı

MEDYA OKURYAZARLIĞI

MEDYA OKURYAZARLIĞI

 

   Değerli RTÜK Başkanı Sayın Dr. Zahit AKMAN, Türkiye Özel Okullar Birliği Başkanı Sayın Dr. Rüstem EYÜBOĞLU, Milli Eğitimimizin Değerli Temsilcileri, Sevgili Meslektaşlarım, Öğretmen Arkadaşlarım,

   Bu anlamlı günde konuşmama hepinize hoş geldiniz diyerek başlamak istiyorum. Türkiye Özel Okullar Birliği Milli Eğitim Bakanlığımızın yapmış olduğu çalışmalara çok önemli katkılar sağlayan bir derneğimizdir. Bunun için öncelikle kendilerine katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

   Önemli bir projenin başlangıç heyecanını yaşıyoruz. Medya Okuryazarlığı Dersi, RTÜK’ün desteği ile, geçen yıl pilot okullarda denendi. Bu yıl da birçok okulumuzda seçmeli ders olarak okutulacak. Bu ders eğitim sistemimiz için de bir çok açıdan ilk olma özelliği göstermektedir. Eğitimle hayatın iç içe olması hep dile getirilir,  arzu edilir. Eğitimle doğrudan ilgilenen kurumlar ile eğitim dışı kurumların işbirliği içinde olması gerektiği söylenir ama bu bir türlü sağlanamaz. Bu projede RTÜK ile MEB bunu gerçekleştirmiştir. İlk kez MEB dışında bir kurum, MEB’in yürüttüğü bir dersin programının hazırlanması ve diğer işlerinin yapılmasına yardımcı olmuş, katkı sağlamıştır. Bu ders henüz programlara girmeden, bu kadar ilgi çektiyse bunda gerçekten RTÜK’ün ve değerli başkanının büyük katkıları vardır. Ben kendilerine özellikle bu açıdan teşekkür ediyorum.

Değerli misafirler,

   Televizyon izleme ile ilgili, medya ile iç içe olmayla ilgili çeşitli veriler var. Yaklaşık birkaç aydır bunları değişik platformlarda söylüyoruz. Sizin de ilginizi çekebileceği için tekrar etmekte fayda var diye düşünüyorum. Türkiye’de çocuklarımız bir haftada yaklaşık 25 saat TV izlemektedirler. Bunun ortaöğretim kurumlarını bitirene kadarki toplam sonucu 15 bin saate tekabül etmektedir. Yani öğrencilerimiz liseyi bitirene kadar yaklaşık 15 bin saat TV izlemektedirler. Bu rakam iki yıl toplam gece ve gündüze eş değerdir. Başka bir ifadeyle öğrencilerimiz yaşamlarının iki yıllık bir zaman dilimini sadece televizyon izleyerek geçirmektedirler. Bu durum, başta gençler ve çocuklar olmak üzere, hepimizin medya ile ne denli iç içe olduğumuzu gösteriyor. Eğitimin en temel işlevlerinden birisi şudur: Eğitim çocuğu hayata hazırlar. Az önce sözü geçen rakamdan hareket edersek medya da aslında, hayatın kendisidir. Zamanının bu denli büyük bir kısmını medya ile iç içe geçiren bir çocuğun da medyaya yönelik bir hazırlık içinde olması gerekmektedir. Bu açıdan, medya okuryazarlığı dersinin ilköğretim okullarımızda seçmeli ders olarak okutulması hayata hazırlık ilkesine katkı sağlaması açısından son derece önemlidir.

   Geleneksel tanımıyla, salt okuryazarlık artık hayatın olmazsa olmaz bir parçası halini aldı. Bir gazeteyi, bir metni okumak ve bir şeyleri yazmak insanlar için yemek içmek gibi bir gereklilik oldu. Ancak gelişmiş eğitim sistemleri son yıllarda başka okur yazarlık türlerini de gündemine almış durumdadır. Bilgisayar okuryazarlığı, fen okuryazarlığı gibi değişik okuryazarlık kavramları ile tanışmaktayız.  İşte medya okuryazarlığı da bu kapsamda ele alınarak bireyin sahip olması gereken okuryazarlık türlerinden birisidir. Bu açıdan aslında medya okuryazarlığı kavramını bile eğitim sistemimiz için yeni, düşündürücü, sistemi daha dinamikleştiren bir kavram olarak düşünebiliriz. Tabii yıllardır değişik platformlarda dile getirilen medyaya özgü sorunlar da vardır. Artık bizler için vazgeçilmez olan medya, eğer eleştirel bir şekilde izlenmezse, dikkatli bir şekilde takip edilmezse zararlı dahi olabilir. Ancak eleştirel bir şekilde izlenerek gerekli sorgulamalar yapılabilirse, gerekli bağlantılar kurulabilirse medya bireyin gelişimine, çocuğun yaratıcılığına katkı sağlar hale gelebilir. İşte bu derste büyük ölçüde bu türden bir amacımız var. Şu ana kadar eğitimle ilgili yaptığımız işlerde medya bizi takip ediyordu, irdeliyordu. Gün geçmiyor ki gazetelerde, televizyonlarda eğitimle ilgili bir haber yer almasın. Bu ders ile belki de bu sistem tersinden de işleyecek ve biz de bundan sonra eğitim kurumlarımızda medyayı mercek altına almış olacağız.

   Bu ders, bilinçli yurttaşlar yetiştirmek üzere, önümüzdeki yıldan itibaren seçmeli ders olarak okutulacaktır. Bizim ümidimiz medya okur yazarlığının sadece bu dersle sınırlı kalmaması, dersin içeriğinin diğer alanlarda ve eğitim kademelerinde de yaygınlaştırılmasıdır. Bu çerçevede Talim ve Terbiye Kurulu olarak gerekeni yapmaktayız. Medya okur yazarlığı dersi oluşturulurken MEB dışındaki bir kurum ile  işbirliği içine girilmesi örnek alınması gereken, özgün ve yeni bir yaklaşımdır. Bunun bir benzerini de Türkiye Satranç Federasyonu ile yine seçmeli bir ders olan satranç derslerinin programlarının geliştirilmesinde yaşadık. Ümit ediyorum ki, medya okur yazarlığı dersi, bu yönü ile ilgi çeker ve eğitim dışındaki kurumlarımız, gerçekten katkı sağlamak için el atarlar. Eğitime farklı paydaşların katılımı ile ilgili olarak sizinle paylaşmak istediğim bir çok konu var. Örneğin müze yoluyla eğitim önümüzdeki günlerde MEB ve Talim ve Terbiye Kurulu’nun gündeminde olacak. Ümit ediyorum ki tüm bu çalışmalarla eğitimimiz her zaman bulunduğu noktadan daha iyi noktalara doğru gidecek.

   Benim, özellikle bu platformu yakalamışken, Sayın RTÜK Başkanı, değerli dostum, Dr. Zahit AKMAN’dan bir isteğim var. Eğitim herkesin olduğu gibi medyanın da ilgilendiği bir alandır. Eğitime ilgi duyan diğer kişi ve kurumlar da ilgileniş biçimleriyle eğitime katkı sağlamakta veya olumsuz yönde etkilemektedirler. Bizim için medyanın eğitimle ilgilenmesi çok önemli bir konudur. Ancak eğitimle ilgili muhabirliğe, gazeteciliğe ciddi yatırımlar yapılması gerekmektedir. Bu kesinlikle eğitime olumlu bir şekilde dönecektir.

Değerli misafirler,

   Sözlerimin sonunda tekrar RTÜK’ün değerli başkanına, bizi baştan beri bu konuda yalnız bırakmadığı ve desteklerini esirgemediği için içtenlikle teşekkür ediyorum. Bu toplantıya ev sahipliği yapan Türkiye Özel Okullar Birliği Başkanı Dr. Rüstem EYÜBOĞLU ve diğer yönetim kurulu üyelerine de teşekkür ediyorum. Sizlere de bu toplantıya ilgi gösterdiğiniz için ve bu dersin verilmesinde sağlayacağınız katkılar için şimdiden teşekkür ediyorum.


Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN 
TTK Başkanı, TTK Web sayfası


  • RTÜK ve Türkiye Özel Okullar Birliği’nin 11 Eylül 2007 tarihinde İstanbul’da düzenlediği sempozyumda yapılan konuşma
Buradasınız: Anasayfa Medya Okuryazarlığı